80 BİN KİŞİLİK HAZIR KITA ORDU ''ACENTELER''

KOBİLER'İN YARISI SİGORTASIZ Afyonkarahisar Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Özerdem ile Dernek Genel Sekreteri Durmuş Gümüş'ün Kanal 3'te hazırlayıp sundukları 'Sigorta Gündemi

KOBİLER’İN YARISI SİGORTASIZ

Afyonkarahisar Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Özerdem ile Dernek Genel Sekreteri Durmuş Gümüş’ün Kanal 3’te hazırlayıp sundukları “Sigorta Gündemi” programına konuk olan Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, Türkiye’de KOBİ’lerin yarısının sigortası olmadığına dikkat çekti.

 

Afyonkarahisar Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Özerdem ile Dernek Genel Sekreteri Durmuş Gümüş’ün Kanal 3’te hazırlayıp sundukları “Sigorta Gündemi”, sektörün önde gelen bir ismi olan Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu’nu konuk etti.

RİSKİ BİLEN, SİGORTA YAPTIRIYOR

Özerdem ve Gümüş’ün sorularına içtenlikle cevap veren Genel Sekreter Eroğlu, “Dünyada risklerin ne anlama geldiğini bilenler çoğunlukta. Bu nedenle sigortayı sevseler de sevmeseler de yaptırıyorlar. Risklerin farkında olanlar, mesela bir trafik kazasında konu olacak risklerin farkında olanlar sigortayı yaptırıyorlar. Bir kaza sırasında üçüncü şahıslara verilen zarar konusunda bilgimiz olması gerekiyor. Çünkü ciddi tazminatlara hüküm veriliyor. Sigorta ürünleri çok pahalı zannediliyor. Oysa sigorta fiyatları makul fiyatta ve karşılaşılan risklere bakıldığında durumun ciddiyeti ortaya çıkıyor” dedi.

RUHSAT VERİLİRKEN SİGORTA OLMALI

Türkiye’deki sigortalılık oranlarının istenen düzeyde olmadığını vurgulayan Eroğlu, “KOBİ’lerin yüzde 50’sinde yangın sigortası yok. KOBİ’lerin hepsine sigorta yapmak isteriz, kim istemez? Bizim hedefimiz, işyerleri ruhsatları verilirken sigorta yapılsın. Bazı işletmelerde risk çok yüksek, eksiklikleri gösterdiğiniz halde yerine getirmeyen yerler var. Bir de sorunlu yerler var. Mesela dere yatağına kurulan bir otelin sorununu nasıl çözeceksiniz? Bazı işletmeler var, dip dibe. Birkaç değişiklik yapılarak halledilemeyecek işletmeler var. Bunların daha kurulum aşamasında devreye girilmeli. Sigortasızlık riskinin olmamasını için, bu risklere maruz kalmaması için sigortacı gitsin ve o gözle baksın. Sigorta şirketi, bariz bir riski almaz. Kanserli bir hastaya hayat sigortası yapılmayacağı gibi riskli işyerlerine de sigortası yapılmaması doğaldır” ifadelerini kullandı.

SİGORTA, ŞİRKETLERİN SERMAYESİNİ KORUR

Genel Sekreter Eroğlu, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Madencilik sektöründe Soma Faciası’ndan sonra ferdi kaza sigorta gündeme geldi. Devletimiz, ferdi kaza sigorta zorunluluğu getirdi. Yurtdışına baktığımızda, devlet tüm sektörleri sigorta aracılığıyla disipline ediyor. Duruma göre, işyerlerinin özelliklerine göre sigorta yaptırılmalıdır. Sigorta ile yapılan tüm yatırımlar, sermaye korunduğu gibi bankalardan daha kolay kredi alınabiliyor. Toplumun her kesiminin katıldığı bir farkındalık oluşturulmalıdır. Bugünden yarına olacak bir şey değil. Belirli bir altyapı sağlandı. Yetkililer ile gerekli görüşmeler yapıldı. Daha önce Olağanüstü Riskler Havuzu kurulması gündemdeydi. Şu anda Milli Reasürans Havuzu gündemde. Açıkçası detaylarını bilmiyoruz. Farkındalık var, onu biliyoruz. Risk önlemleri alınması için çalışmalar yapılıyor.”

EN ÇOK POLİÇE TRAFİKTE

Sigortacılık sektörünün genel durumu hakkında da bilgi veren Eroğlu, en çok poliçenin trafik ile ilgili başlıklarda üretildiğini kaydetti. Eroğlu, “Sektörün üretiminin yarısı motorlu taşıtlar ile ilgili. Trafik ve kaskodur bunlar da. Toplam poliçe üretiminin yüzde 61’ini acente yapmış. Yüzde 15 banka poliçe yaptı. Türkiye’de 22 milyon araç var, 18 milyonunda trafik poliçesi var. Acentenin asıl amiral gücü trafik poliçesi. Türkiye’de üretilen trafik poliçesinin yüzde 80’i, acente tarafından üretiliyor. Brokerlarla birlikte bu rakam yüzde 85’e çıkıyor. Bankalar ise yüzde 2’lik bir paya sahip burada. Sigortacılık, profesyonel acentelerin işidir. Banka, kredi ilişkisine girdiği zaman krediye entegre edilebildiği için bir sigorta önermesini yapıyor. Bankaların üretimine bakılıyor, ‘Bankalar olmasa bu üretimi biz yapacağız’ deniyor. Bence acenteler daha fazla çalışmalı. Banka olmasaydı, o üretimi bu sektör yapamazdı” dedi.

KONUT POLİÇE SAYISI YETERSİZ

Sektörün büyümesi için çalışma yapılacağını, 2019’un Ocak ayında büyük bir Arama Konferansı düzenleyeceklerini ve yıl içinde yeni yol haritası belirleyeceklerinin altını çizen Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, şu vurguları yaptı:

“20 milyon konut var, 6 milyon konut poliçesi satılmış. 18 milyon araç poliçesi sattığımız her kişiye neden konut poliçesi satamıyoruz? Ev sahibi olmayan kiracılar neden eşya poliçesi satın almıyor? Konut poliçesinde fiyat 118 liraydı, 135 lira oldu. Bu da yıllık. Aylık değil. Yılda bir kere verilecek. İstanbul’da 100 metrekare bir ev için en fazla konut poliçesi 300 liradır. Ayda 25 liraya gelir. Afyonkarahisar’da yıllığı 150 lira. Bunun bilinmesi lazım. Sigorta sektörünün büyümesi lazım. Bu çerçevede acentelerin eğitimden geçmesi lazım. 16 bin acentemiz var, çalışanlarla birlikte 80 bin kişilik hazır kıta bir ordu var. Bunu harekete geçirmemiz lazım.”

TÜRKİYE SİGORTA BİRLİĞİ NEDİR?

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından hemen sonra, bu cemiyet kaldırılarak, yerine "Sigortacılar Kulübü" kurulmuştur. Bu Kulüp yerini 1927 yılında kurulan "Sigortacılar Cemiyeti Daire-i Merkeziyesi"ne bırakmıştır. Türkiye'de çalışmakta olan yerli ve yabancı tüm sigorta şirketlerinin zorunlu olarak üye oldukları bu kuruluş, daha sonra 1959 yılında Sigorta Şirketlerinin Murakabesi Hakkında 7397 Sayılı Kanunla "Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği" ve takiben, 1975 yılında da Ana Tüzüğü ile "Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği" adını almıştır. Birlik o tarihten beri aynı adı taşımaktadır.

1987 yılında yayınlanan ve 7397 sayılı Kanunun bazı maddelerini değiştiren ve kanuna bazı maddeler ekleyen 3379 sayılı kanunla, Birliğe "Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu" hüviyeti verilmiştir. Yapılan bir başka değişiklikle de, Birliğin organ seçimlerinin yargı gözetimi altında, yani hakim nezaretinde yapılması esası getirilmiştir.

14 Haziran 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 24. maddesinde de Birliğin sigortacılık mesleğinin geliştirilmesi, şirketler arasında dayanışma sağlanması ve haksız rekabetin önlenmesi amacıyla kurulan, tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu hükmü yer almıştır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanununda 29 Haziran 2012 tarihinde yapılan değişiklikle Birlik çatısı altına emeklilik şirketleri de dahil edilmiş ve Birliğin unvanı “Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği” olarak değiştirilmiştir. Bu değişimden sonra Birliğin logosu değiştirilmiş ve logo ile birlikte “Türkiye Sigorta Birliği” ibaresinin kullanılması kararlaştırılmıştır.

Bugün itibariyle Birlik’in 39’u hayat dışı, 18’i hayat ve emeklilik, 4’ü hayat ve 2’si reasürans şirketi olmak üzere 63 üyesi aktif olarak faaliyette bulunmaktadır.